huzurevi sokağı
kendi evimde deplasmandayım,
çizgi filmvari çizimleri olan şeyler acayip dikkatimi çekiyor. kafamın içinde sanki yepyeni kapıların ardını aralıyor ve beni oraya davet ediyor gibi, günlük hayatımda ki acayiplik ve hayal dünyamın garipliğinin birleşebileceği fevkalade bir ortam. hayal kurmaya yeteri kadar vakit harcamıyorum, kendimi bir sürü zımbırtıyla meşgul ederek günümü ve boş vaktimi piç ediyorum. kötü alışkanlıkların pençesindeyim. gözlerimi ne zaman kapatsam uyuyakalıyorum. uyku bana hoş bir rahatlık, bazense korku yaşatıyor. gerçeklikten uzaklaşmama sebep olan inanılmaz gerçekçi rüyalar ve onları kovalayan rüya sandığım gerçekler arasında gitgeller yaşıyorum. cümlelerimin arasındaki kopuklukta bundan kaynaklanıyor. güneş ne zaman yüzümü kızartsa bir koltukta uzandığımı düşünmek biraz olsa bile beni rahatlatıyor. rahatlamaya çok ihtiyacım yok, aman aman derdim yok. neredeyse 20 yaşındayım ve çizgi filmlere bayılıyorum. rüyalarımın geçtiği alanlar hep değişir, bazen güvende hissettiğim yerler bana cehennemi yaşatırken, karmaşıklık istemsiz bir huzur verir. evden uzaklaşmak gibi bir histir benim için. evden ne kadar uzaklaşırsam o kadar cesur, o kadar yaşıyormuş gibi hissederim. eve dönüş yolu bana yorgunluk bırakır. açıkçası, eve dönmeyi de seviyorum, maceradan uzaklaşmama sebep olsa bile...
gittiğim yerlerde dikkatimi çeken tek şey, işlevini yitirmiş evsiz klozetler.
bazen bir çöp konteynırının yanında, bazen bir yolun ortasında, bazen bodruma inen merdivenlerin başında, kırık bir biçimde, evin camını kırmış paramparça olmuş bir klozet. son zamanlarda peşimi bırakmıyorlar.
bir hayali dostum vardı küçükken, ben hep yalnızlığı sevmişimdir. kendi kendime yetebilen ancak yalnızlığın yorduğu bir insanım. artık hayali dostum bir penguen. sanırım gün geçtikçe deliriyorum.



Yorumlar
Yorum Gönder